Dubai’de Şirket Kurmak: 2026’te Gerçekçi Bir Rehber

2026’te işini yurtdışına taşımayı düşünen hemen herkesin aklından en az bir kez Dubai şirket kurma fikri geçiyor. Bir yanda vergisel avantajlar, yüzde 0’a kadar düşebilen gelir vergisi oranları, diğer yanda Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarına açılan dev bir kapı… Ama dürüst olalım: İnternette okuduğumuz onlarca bilgi arasında kaybolmak ve “Gerçek maliyet ne, süreç aslında nasıl işliyor?” diye kafa karışıklığı yaşamak da bu işin bir parçası.

Bu Yazıda Okuyacaklarınız

Neden Dubai? Kafamızı Kurcalayan İlk Soru

Dubai, “parası olan herkesin gittiği lüks şehir” imajının ötesinde, ticaret anlamında son derece pragmatik bir merkez. Uçuş ağları, lojistik altyapı, uluslararası bankacılık sistemi, siyasi istikrar ve iş yapma kolaylığı birleşince, küçük bir e-ticaret girişiminden büyük bir holding yapılanmasına kadar çok geniş bir yelpazeye hitap ediyor. Bizce Dubai’yi farklı kılan temel şey şu: Sadece bugünün değil, önümüzdeki 10–15 yılın finans ve ticaret rotalarını hesaba katan, ileriye dönük bir ekosisteme sahip olması.

Bu ekosistemin en büyük cazibesi ise, elbette vergi ve mülkiyet tarafında sağlanan esneklikler. Serbest bölgelerde yüzde 100 yabancı sahiplik, kârın serbestçe yurtdışına aktarılması ve belirli limitlere kadar oldukça avantajlı kurumlar vergisi politikaları, yabancı yatırımcıyı doğrudan merkeze alıyor.:contentReference[oaicite:0]{index=0}

Dubai’de Şirket Türleri: Mainland, Serbest Bölge ve Offshore

Dubai’de şirket yapısını anlamadan karar vermek, biraz da gözünüz kapalı yatırım yapmak gibi. Kısaca üç ana yapıdan bahsedebiliriz: Anakara (Mainland), Serbest Bölge (Free Zone) ve Offshore yapılar.

Mainland (Anakara) Şirketler

Anakara şirketleri, Dubai Ekonomi ve Turizm Dairesi (eski DED) tarafından lisanslanan, BAE’nin tamamında faaliyet gösterebilen yapılardır. Mağaza açmak, yerel pazara doğrudan ürün satmak, devlet ihalelerine girmek gibi hedefleriniz varsa anakara yapısı çoğu zaman daha mantıklı olur.

2026 itibarıyla anakara tarafında lisans ve kurulum maliyetleri, faaliyet alanına ve lokasyona bağlı olarak kabaca 10.000–15.000 USD bandından başlıyor; yoğun regülasyonlu sektörlerde bu rakamın üzerine çıkmak oldukça normal.:contentReference[oaicite:1]{index=1}

Serbest Bölge Şirketleri

Serbest bölgeler; teknoloji, medya, lojistik, ticaret gibi odak alanlara göre uzmanlaşmış, belirli kurallarla yönetilen özel ekonomik alanlar. E-ticaret, yazılım, danışmanlık, global ölçekte hizmet sunan ajanslar gibi fiziksel olarak “Dubai içinde sokak sokak dolaşmak zorunda olmayan” iş modelleri için sık tercih ediliyor.

Serbest bölgede lisans paketleri genellikle daha öngörülebilir; ofis yerine “flexi-desk” veya sanal ofis içeren yıllık paketler sayesinde başlangıç maliyeti ana karaya göre ciddi şekilde düşebiliyor. Ortalama kurulum maliyetleri pek çok bölgede 4.000–12.000 USD civarından başlasa da, sunduğu vize sayısı, ofis opsiyonu ve ek hizmetlerle beraber toplam maliyet farklılaşabiliyor.:contentReference[oaicite:2]{index=2}

Offshore Yapılar

Offshore şirketler ise genellikle Dubai’yi operasyon merkezinden çok, finansal ve hukuki bir yapı olarak kullanmak isteyen yatırımcıların tercihi. Fiziksel olarak Dubai’de faaliyet yürütmeyip; varlık tutma, uluslararası faturalama, holding yapılanması gibi amaçlar için kurulan daha “arka planda” kalan yapılar. Birazdan değineceğimiz gibi, Dubai de offshore şirket kurmak kendi içinde farklı yasal ve vergisel dinamikler içeriyor ve mutlaka profesyonel danışmanla ele alınması gereken bir konu.

Dubai’de Şirket Kurmanın Avantajları

Şimdi gelelim herkesin merak ettiği tarafa: Gerçekte Dubai’de şirket kurmanın avantajları neler? Bizce bu avantajları birkaç başlık altında toplamak daha sağlıklı.

  • Vergi esnekliği: Serbest bölgelerde ve belirli gelir seviyelerinde kurumlar vergisi oranlarının oldukça rekabetçi olması, kârınızı şirket içinde büyütmek için nefes alanı sağlıyor.
  • Global erişim: Tek bir merkezden hem Körfez ülkelerine, hem Avrupa’ya hem de Asya pazarına açılabilmek, lojistik ve tedarik zinciri açısından büyük avantaj.
  • İtibar ve güven: Uluslararası bankacılık sistemiyle uyumlu, regülasyonları sıkı ama öngörülebilir bir ekosistem, yatırımcıya “yarın ne olacak?” endişesini büyük ölçüde azaltıyor.
  • Yüzde 100 yabancı sahiplik: Pek çok serbest bölgede yerel ortak zorunluluğu olmaması, girişimciye gerçek anlamda kontrol gücü veriyor.:contentReference[oaicite:3]{index=3}

Bütün bunların yanında, bizce asıl kritik avantaj, Dubai’nin geleceğe dönük yatırım çeken bir şehir olması. Altyapı projeleri, teknoloji fonları, inovasyon ekosistemi… Kısacası bugün şirket kurduğunuzda, sadece bugünün değil, yarının fırsatlarına da kapı aralamış oluyorsunuz.

Dubai’de Şirket Kurma Maliyeti 2026: Gerçekçi Rakamlar

İnternette “Dubai’de 2.000 dolara şirket kurulur” gibi başlıklar mutlaka görmüşsünüzdür. Açık konuşmak gerekirse, 2026 itibarıyla bu rakamlar çoğu iş modeli için gerçekçi değil. O yüzden gelin, Dubai’de şirket kurma maliyeti konusuna biraz daha ayakları yere basan bir çerçeveden bakalım.

  • Serbest bölge şirketleri: Temel paketler genellikle 4.000–12.000 USD bandında. Bu paketin içinde lisans, kayıt, bazen flexi-desk ofis ve sınırlı sayıda vize kotası yer alabiliyor.
  • Anakara (Mainland) şirketler: Lisans, ilk onay, ticari isim, ofis kiralama ve diğer yasal giderlerle beraber çoğu ticari faaliyet için 10.000–15.000 USD altına inmek artık pek kolay değil.
  • Vize ve oturum: Yatırımcı ve çalışan vizeleri kişi başı kabaca 2.500–4.500 USD arasında bir maliyet yaratıyor; bu rakama sağlık testleri, kimlik kartı ve resmi harçlar da dahil.
Önerilen İçerik :   Fethiye Turları Nelerdir? Genel Bilgilere Giriş

Tabii bunlar ortalama rakamlar. Seçeceğiniz sektör, almak istediğiniz lisans tipi, ticaret hacminiz ve ofis tercihiniz maliyeti yukarı ya da aşağı çekebilir.:contentReference[oaicite:4]{index=4}

Dubai’de Şirket Açmak İçin Gerekenler: Temel Checklist

Gelin şimdi, “Peki pratikte neye ihtiyacım var?” sorusuna daha mekanik bir cevap verelim. Çünkü Dubai’de şirket açmak için gerekenler listesini netleştirmek, kafanızdaki sis perdesini büyük ölçüde dağıtıyor.

  • Ne iş yapacağınıza dair net bir faaliyet tanımı
  • Şirket unvanı için birkaç alternatif isim
  • Pasaport kopyaları ve fotoğraflar
  • Varsa mevcut şirketinizin ticari belgeleri
  • Basit bir iş planı ve gelir modeli
  • Seçilen bölgeye göre kira sözleşmesi veya sanal ofis sözleşmesi

Tabii iş “kâğıt üzerinde” bu kadar kısa görünüyor ama her belgenin kendine göre küçük detayları, imza formatları, çeviri ve tasdik süreçleri olabiliyor. Bu yüzden çoğu yatırımcı, en azından kurulum aşamasında işi tek başına değil, deneyimli bir ekiple yürütmeyi tercih ediyor.

Dubai Commercial License Nedir, Kime Uygun?

Dubai’de ticaretle uğraşacaksanız, “commercial license” ifadesini sık sık duyuyorsunuzdur. Kısaca, mal ticareti yapacak şirketlerin aldığı ticari lisans türüdür ve özellikle ithalat–ihracat, toptan–perakende ticaret gibi alanlarda zorunludur. En yaygın lisanslardan biri olan Dubai commercial license, hangi ürünleri satabileceğinizi, hangi pazarlarda işlem yapabileceğinizi ve hangi kodlarla fatura düzenleyebileceğinizi belirler.

Hizmet odaklı bir ajans ya da danışmanlık firması kuracaksanız, ticari lisans yerine çoğu zaman “professional license” gibi farklı lisans türleri daha uygun olur. Tam da bu noktada doğru lisans türünü seçmek, sadece maliyeti değil, ileride karşılaşabileceğiniz denetim ve izin süreçlerini de doğrudan etkiler.

Dubai’de Şirket Nasıl Kurulur? (Adım Adım Özet)

Bu kadar teori yeter, biraz da işin pratiğine inelim. “Gerçekte Dubai’de şirket nasıl kurulur?” sorusunu adımlara bölelim:

  1. İş modelinizi netleştirin: E–ticaret mi, yazılım mı, danışmanlık mı, lojistik mi? Buna göre doğru bölgeyi ve lisansı seçmek çok daha kolay oluyor.
  2. Bölge ve şirket türüne karar verin: Mainland mi, serbest bölge mi, yoksa offshore mü? Her birinin artı/eksi listesini önünüze koyun.
  3. İsim ve faaliyet kodlarını belirleyin: Şirket unvanı ve NACE benzeri faaliyet kodları, başvurunun temelini oluşturuyor.
  4. Gerekli belgeleri hazırlayın: Pasaport kopyaları, fotoğraflar, adres beyanları, varsa şirket belgeleri.
  5. Başvuru ve ön onay süreci: Seçilen otoriteye başvuru yapılır, ticari isim ve faaliyet alanı için onay alınır.
  6. Ofis / sanal ofis düzenlemesi: Mainland için fiziksel ofis, çoğu serbest bölge için en azından bir flexi-desk veya sanal ofis adresi zorunludur.
  7. Lisansın çıkarılması: Tüm onaylar tamamlanınca ticari lisansınız düzenlenir ve resmi anlamda şirketiniz doğar.
  8. Vize ve banka hesabı: Şirket kurulduktan sonra oturum ve çalışan vizeleri için süreç başlar, sonrasında da şirket hesabı açılır.

Bu adımların her biri, pratikte küçük detaylarla dolu; örneğin bazı serbest bölgelerde banka hesabı açarken ek incelemeler yapılabiliyor ya da belirli sektörlerde ek izinler talep edilebiliyor. Ama genel çerçeve aslında bu kadar net.

Serbest Bölge mi Mainland mi? Hangisi Sizin İçin Daha Mantıklı?

İşin en çok tartışılan kısmı burası. Birçok girişimci, kafasında “Serbest bölge ucuz, anakara pahalı; o zaman serbest bölge daha iyi” gibi bir denklemle geliyor. Fakat gördüğümüz kadarıyla, her zaman öyle olmuyor.

Basitçe şöyle düşünebilirsiniz:

  • Yerel pazara doğrudan satış, mağaza, restoran, saha ekibi: Anakara çoğu zaman daha mantıklı.
  • Online hizmet, yazılım, ajans, yurtdışına fatura kesen danışmanlık: Serbest bölgeler esneklik ve maliyet açısından ciddi avantaj sağlayabiliyor.
  • Varlık koruma, holding, uluslararası faturalaşma: Offshore yapılar masaya geliyor.

Bu yüzden, tek bir “doğru” yok. Bizce önemli olan, şirketinizin 3–5 yıllık hedefini masaya koyup “Ben bu yapıyla büyüyebilir miyim, yoksa iki yıl sonra her şeyi yeniden kurmak zorunda mı kalırım?” sorusunu sormak.

Dubai’de İş Kurmak İsteyenler İçin Stratejik Sorular

Sadece “şirket kuralım, nasılsa işler sonra yürür” mantığıyla hiç kimse uzun vadede sürdürülebilir büyüme yakalayamıyor. O yüzden Dubai’de iş kurmak isteyen biri için, bizce şu sorulara dürüstçe cevap vermek kritik:

  • Gelir modelim ne? Hizmet mi satıyorum, ürün mü?
  • Hedef pazarım Dubai içi mi, Körfez bölgesi mi, yoksa tamamen online global bir müşteri tabanı mı?
  • İlk yılda kaç çalışan öngörüyorum? Vize kotam buna yetecek mi?
  • Banka hesabı açma süreçlerinde sıkıntı yaşamamak için uyum (compliance) tarafını nasıl yöneteceğim?
  • Türkiye ya da başka ülkelerle vergisel çakışma (çifte vergilendirme riski) var mı?
Önerilen İçerik :   Türkiye’deki En İyi Saç Ekim Merkezleri

Bu sorulara netleşmeden kurulan şirketler, çoğu zaman birkaç yıl içinde yeniden yapılandırma, lisans değişikliği veya bölge değişimi gibi ek maliyetlere maruz kalıyor.

Şahıs Şirketi, Limited ve Diğer Yapılar

Türkiye’de alışık olduğumuz gibi Dubai’de de farklı şirket türleri var. Ancak birebir kopya gibi düşünmemek lazım. En yaygın yapılar limited (LLC) ve serbest bölge limited şirketleri (FZ-LLC) olsa da, tek ortaklı daha küçük yapılar ya da sivil şirket türleri de mümkün.

Özellikle serbest bölgelerde görece düşük maliyetle Dubai de şahıs şirketi kurmak benzeri bir yapı oluşturmak mümkün. Tek kişilik, hizmet bazlı ve düşük riskli iş modellerinde bu tarz yapılar, hem kurulum hem de yıllık yenileme maliyetini aşağı çekebiliyor. Ancak hangi yapının sizin için uygun olduğuna, sadece “ucuz mu, pahalı mı?” sorusuyla değil; işin risk seviyesi, büyüme hedefleri ve ortaklık yapısıyla birlikte bakmak gerekiyor.

Dubai Serbest Bölgede Şirket Kurmak: Ne Zaman Mantıklı?

Yazılım geliştiriyorsanız, dijital ajansınız varsa, danışmanlık, eğitim, içerik üretimi gibi hizmetler veriyorsanız, çoğu zaman serbest bölge yapısı daha mantıklı oluyor. Çünkü Dubai serbest bölgede şirket kurmak, Türkiye’deki home office mantığına en yakın esnekliği sunuyor diyebiliriz.

Birçok serbest bölge, sanal ofis, paylaşımlı masa (flexi-desk) ve sınırlı vize içeren paketler sunuyor. Böylece başlangıçta büyük bir ofis kirasına girmenize gerek kalmadan, yasal adres ve temel altyapıyı halledebiliyorsunuz. Bu, özellikle ilk yıl risk görmek isteyen girişimciler için önemli bir nefes alanı.

Offshore Yapılar: Herkese Göre Değil

Offshore konusu genelde internette biraz romantize ediliyor. Sanki birkaç imza atıp her şeyin mükemmel olacağı bir araçmış gibi anlatılıyor. Gerçekte ise, offshore yapıların raporlama, banka ilişkileri, uyum süreçleri ve diğer ülkelerdeki vergi mevzuatlarıyla etkileşimi çok daha teknik bir alan.

Bu nedenle, sadece maliyet avantajı umuduyla, “Bir şekilde hallederiz” mantığıyla offshore’a girmek yerine, şirket yapınızı, ülke bağlantılarınızı ve vergi yükümlülüklerinizi çok boyutlu değerlendirmek gerekiyor. Aksi halde, kısa vadede kazandığınızı düşündüğünüz avantaj, orta vadede ciddi bir risk olarak karşınıza çıkabilir.

Türkiye–Dubai Vergi İlişkisi: Kafa Karışıklığına Kısa Bir Dokunuş

Türk bir girişimci olarak Dubai’de şirket kurduğunuzda, “Peki Türkiye’de vergi ödeyecek miyim?” sorusu kaçınılmaz. Genel çerçevede; şirket gelirinin Dubai’de kalması, Türkiye’de ise sadece kar payı veya maaş olarak size yansıması durumunda, Türkiye tarafında beyan ve vergileme çoğu zaman kişisel gelir düzeyinde gündeme geliyor.

Burada kritik olan, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları, OECD bilgi paylaşımı ve kişisel vergi mükellefiyet durumunuzun doğru planlanması. Kısacası, “Dubai’de şirket kurdum, Türkiye ile bağım kalmadı” gibi net bir cümle çoğu zaman gerçeği tam yansıtmaz.

Dubaide Şirket Kurmak: Küçük Yazım Farkı, Büyük Strateji Farkı

Arama motorlarında bazen Dubaide şirket kurmak gibi yazım biçimleriyle de araştırma yapıldığını görüyoruz. Yazım hatası önemsiz görünebilir; ama aslında bu durum, çoğu girişimcinin sürece hâlâ oldukça yüzeysel yaklaştığını da gösteriyor. Halbuki konu, birkaç form ve ödenen harçtan ibaret değil; orta–uzun vadeli bir finans, vergi ve büyüme stratejisi gerektiriyor.

Dubai Şirket Kurulumu ve Kuruluş Sürecinde Sık Yapılan Hatalar

Tecrübeyle sabit birkaç hatadan kısaca bahsedelim; çünkü Dubai şirket kurulumu aşamasında yapılan yanlışlar, yıllar sonra bile önünüze ekstra maliyet olarak gelebiliyor:

  • Sektöre uygun olmayan lisans türü seçmek
  • Büyüme planına göre yetersiz vize kotası belirlemek
  • Yanlış serbest bölge tercihi (örneğin lojistik ağı zayıf bir bölgede lojistik şirketi kurmak)
  • Türkiye ve diğer ülkelerle vergi bağlantılarını hiç hesaba katmamak
  • Sırf “ucuz” diye ofis ve hizmet paketleri seçip, ileride yüksek gizli maliyetlerle karşılaşmak

Bir kez lisans alındıktan sonra, iş modeli büyüdükçe lisans değişikliği, bölge değişimi veya şirketin sıfırdan yeniden kurulması gerekebiliyor. Bu da zaman ve para demek.

Dubai Şirket Açma Niyetindeyseniz Kendinize Sormanız Gereken Son Soru

Her şey bir yana, Dubai şirket açma fikrini ciddi ciddi düşünüyorsanız, kendinize şu soruyu sormanızı öneririz: “Ben bu şirketi neden Dubai’de kurmak istiyorum?”

Önerilen İçerik :   Tamamlayıcı Sağlık Sigortası

Sadece vergi avantajı mı? Müşterilerinizin orada olması mı? Markanızın global imajını güçlendirme isteği mi? Yoksa “Herkes yapıyor, ben de geri kalmayayım” duygusu mu? Bu soruya vereceğiniz dürüst cevap, aslında hangi yapının sizin için uygun olduğunu da büyük ölçüde belirliyor.

Dubai’de Şirket Kurmak: Stratejik Bir Karar Olarak Görmek

Toparlayacak olursak, Dubai’de şirket kurmak sadece hukuki ve mali bir işlem değil, aynı zamanda stratejik bir iş kararı. Yanlış kurgulanmış bir yapı, ilk bakışta “kurulmuş bir şirket” gibi dursa da, ileride yapılacak yatırım turlarında, ortak alımlarında, banka süreçlerinde ve vergi planlamasında önünüze engel olarak çıkabiliyor.

Buna karşılık, iyi planlanmış bir Dubai sirket kuruluşu, hem Türkiye ayağında hem de global operasyonlarınızda size ciddi esneklik sağlayabiliyor. Bankacılık ilişkileri, yatırımcı güveni ve raporlama standartları, bu esnekliğin en somut çıktıları arasında.

Dubai’de Şirket Kuruluşu ve Off–Shore Dengesi

Şirket yapısını seçerken, offshore ve serbest bölge dramatiğini de doğru okumak gerekiyor. Sadece kağıt üzerinde görünen rakamlara bakarak karar vermek yerine, uzun vadeli raporlama, bankacılık, uyum ve denetim yükümlülüklerini de masaya koymak önemli.

Unutmayın, bir yapı bugün daha “ucuz” görünebilir; ama yarın banka hesabı açmakta zorlanmanıza, farklı ülkelerde beklenmedik vergi risklerine veya regülasyon kaynaklı kısıtlamalara yol açabilir. Bu yüzden tek kriter, hiçbir zaman sadece kısa vadeli maliyet olmamalı.

Dubai’de Şirket Kuruluşu Sürecinde Danışmanlık Almanın Önemi

İşin en kritik noktalarından biri de şu: Bütün bu süreci tek başınıza yürütmek zorunda değilsiniz. Hatta çoğu zaman, bunu tek başına yürütmek, uzun vadede daha pahalıya mal olabiliyor. Lisans türünün yanlış seçilmesi, ofis adresinin iş modeline uygun olmaması, banka tarafında sıkıntı yaratacak bir yapı kurulması gibi hatalar, tecrübesiz bir gözün rahatlıkla gözden kaçırabileceği detaylar.

Tam da bu nedenle, Dubai şirket kurulumu adımlarında deneyimli bir ekiple çalışmak, hem zaman hem de maliyet anlamında ciddi bir yatırım. Bizce iyi danışmanlığın değeri, sadece kurulumu sorunsuz tamamlamasında değil, sonraki yıllarda da “Bu yapıyla büyüyebilir miyim?” sorusuna güvenle “Evet” diyebilmenizi sağlamasında yatıyor.

GloBridge ile Dubai’de Şirket Kurmak

Dubai’de şirket kurma süreci, doğru bilgiyle bakıldığında korkulacak bir yolculuk değil; ama hafife alınacak bir süreç de değil. İşte tam bu noktada devreye, global ölçekte tecrübeye sahip bir danışman ekibinin girmesi işleri çok kolaylaştırıyor. 2014’ten bu yana farklı sektörlerden şirketlerin sınır ötesi operasyonlarına eşlik eden GloBridge, Dubai özelinde; anakara, serbest bölge ve offshore yapılar için uçtan uca kurulum, yeniden yapılandırma, banka hesabı açılışı, vergi planlaması ve uzun vadeli büyüme stratejileri konusunda destek sunuyor.

Bizce bu sürecin en değerli yanı, size tek bir kalıp çözüm dayatılmaması. Yani “Herkese aynı paket” mantığı yerine, iş modelinize, sermaye yapınıza ve orta–uzun vadeli hedeflerinize göre, gerçekten sizin için anlamlı olan yapının tasarlanması. Bazen bu yapı anakara olur, bazen serbest bölge, bazen de karma bir model. Önemli olan, kararın sağlam analizle verilmesi.

Sonuç: Dubai’de Şirket Kurmak Sizin İçin Doğru Adım mı?

Son söz niyetine… Eğer siz de aklınızda Dubai’de şirket kurmak fikriyle geziyorsanız, belki de yapmanız gereken ilk şey; bir adım geri çekilip şu soruları sormak:

  • Bu şirketten 3 yıl sonra ne bekliyorum?
  • Gerçekçi sermayem ve masraf toleransım ne kadar?
  • Müşteri kitlenin gerçekten Dubai’ye ihtiyacı var mı, yoksa sadece vergi avantajı mı peşindeyim?

Eğer bu sorulara net cevaplar verebiliyorsanız, Dubai, doğru yapı kurgulandığında müthiş bir sıçrama tahtası olabilir. Değilse, belki biraz daha planlama, biraz daha analiz ve iyi bir danışmanlıkla yola çıkmak, uzun vadede çok daha sağlıklı sonuçlar getirecektir.

Şimdi sıra sizde: Aklınızdaki iş modelini, hedef pazarınızı ve bütçenizi şöyle bir gözden geçirin. Sorularınız, tereddütleriniz veya kafanızı kurcalayan “Acaba?”lar varsa, not alın. İsterseniz bu notları bir uzmanla paylaşın, isterseniz kendi araştırmanızı derinleştirin. Ama mutlaka bir adım atın; yorum yazarak, bu yazıyı paylaşarak veya ilk keşif görüşmenizi planlayarak süreci somutlaştırın. Çünkü çoğu zaman, büyük dönüşümleri başlatan şey küçük ama kararlı bir ilk adımdır.::contentReference[oaicite:5]{index=5}

YORUMLAR

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir